Ana Sayfa Türkiye 5 Kasım 2019 74 Görüntüleme

Sosyalist Eğitim Sistemi ve Politeknik Program – Berker Kocaoğlu

Eğitim sistemi geçmişten günümüze kadar bir devlet için en önemli unsur olmuş bu yönde, eğitim sisteminin o ülkenin geleceğini belirleyeceği ve fırsatlarını yaratacağı, Platon’un “Devlet” isimli kitabında sıkça bahsedilmiştir. Platon aslında tam olarak devletin idaresinden sorumlu olacak yöneticilerin ve aynı şekilde alt sınıfların tek gelişim yolunun eğitimle olacağını saptamış bu nedenden ötürü de her şeye sıfırdan başlayarak yeni bir eğitim modeli oluşturmuştur. Bunun içinde, eğitim sistemine spor ile müziği yerleştirerek çok yönlü insanı yaratmak başat unsur olarak yer alır. Öyledir ki Platon’un, aynı anda spor ve müzik eğitimi insan ruhunu eşitler söylemi bir nevi sosyalist eğitimin temelinin gelişmesine katkı sağlamıştır diyebiliriz. Sosyalist eğitim sistemini doğru ve anlaşılır bir şekilde anlatmayı temel amacım haline getirdiğim bu yazımda öncelikle sosyalizmde eğitimin temel yapıtaşları niteliğinde olan çok yönlü insan modeli ve politeknik eğitimle ile beraber üretim-eğitim birlikteliğinden bahsedeceğim. 

Kapitalizm, insanın emeğini ve bireylerin kendisini yabancılaştırarak her şeyi metaya çevirmektedir. Geleneksel bağları kopararak yok etmekte ve insanlar arası ilişkiyi basit parasal denklemlere indirgemektedir. Yetiştirdikleri bireyler ise okullarda bu minvalde eğitilmektedir. 19. yüzyılda başlamış ve 20. yüzyılın özellikle ilk 30 yılında sınıflar arası ayrımı en üst seviyeye çıkartmış, hala da bu ayrımı mevcut durumda tutan Sanayi Devrimi, sermayelerin ihtiyacı olan basit, tek yönlü bireyler yetiştirerek piyasaların gelişmini sağlamaktadır. 

Sosyalist eğitim sistemi, kapitalizmde olanın tersine, bireylerin çok yönlü gelişmesini sağlayarak hem üretici hem bilgili hem de fiziksel anlamda güçlü, sporcu toplumu inşa eder. Sosyalist eğitimin Marx’ın da sözünü ettiği gibi bireyi, spor yoluyla fiziksel anlamda ve okul eğitimiyle zihinsel anlamda geliştme, ayriyeten eğitim ile üretimin iç içe geçmesi yani “Politeknik” eğitim yoluyla da üretici topluma kazandırma amacı vardır. Politeknik eğitim genelde burjuva kaynaklar tarafından öğrencilerin köle olarak yetiştirildiklerini yazar oysa ki bu eğitim modeliyle beraber öğrencinin el becerileri gelişir ve düşünsel zekada pratikleşir, analiz yeteneği kuvvetlenir. Politeknik eğitim ile üretim alanları eğitim alanına, eğitim alanları ise üretim alanına dönüştürülür. Yani bir iş öğrenen birey hem onu öğrenir hem de ürettiği ürünü devlete sunar. 

Bu yolla bireyler kendilerini hem el becerisi anlamında geliştirir hem de gerçekten devlet sanayisine katkı sağlamış olur. Bizde de buna benzer bir uygulama olarak tarım üzerine “Köy Enstitüleri” vardı ancak Demokrat Parti zamanında Amerika’nın sömrürge çemberine girmemizle beraber Sovyet benzeri uygulama gerekçesi gösterilerek kaldırıldı. Bir konuya dikkat çekmek isterim ki Politeknik eğitim, bireyi basitleştiren iş okullarıyla veya meslek okullarıyla karıştırılmamalıdır. İş okulunda öğretilenlerin sistemi geliştirmek için değişimci bir katkısı yoktur ve sadece basit bir öğrenme ortamı olarak ele alınır. Meslek okulları ise iş öğretmesi bakımından gereklidir ancak buradaki öğrencilerin sermayelere pazarlanması kötü bir şeydir. Bu ve bunun gibi eğitimler bir sürü gereksiz projeler yaratarak öğrencileri asıl amaçlarından saptırmakta ve görüşünün bulanıklaşmasına yol açmaktadır.

Kapitalist sistemlerin eğitim anlayışına baktığımızda ise sosyalizmin tersine mesleki olarak tek bir alanda uzmanlaşma olduğunu görürüz. Bundan ötürüdür ki kapitalist bir sistemde insanların çok yönlülüğü köreltilerek bireyler, piyasanın ihtiyacı olan insan konumuna getirilmekte ve eğitim sistemi ise buna yönelik kıt bir şekilde gelişmektedir. Bu şekilde eğitilen bireyin, robottan bir farkı olmamakla birlikte, dünya devi sermayelerin ürünleri ve reklamlarıyla birlikte sisteme bağımlılığı pekiştirilmektedir. Önceden geleneksel eğitime beraber usta-çırak ilişkisi içerisinde gelişen bazı uğraşılar kapitalist sistem ile beraber salt para ilişkisine dönüşmüş, bu bağlamda insan ilişkileri de yıpranmış ve bireyler bencilleşmiştir. Artık insanlar bir beceri öğrenmek istediğinde gelenek ve göreneklere göre değil, para ve sermaye üzerinden belli bir ücret karşılığı öğrenebilmektedir.

Visits: 277
Hazır Site by Uzman Tescil