Ana Sayfa Yazarlar 20.09.2019 368 Görüntüleme

Türkiye’nin Demografi Sorunu – Ozan AKARSU

Hepimiz biliyoruz ki; 1071 yılında Türklerin kesin olarak yurt bellediği Anadolu toprakları namı diğer küçük Asya, yanı başındaki Ortadoğu ülkesi olan Suriye’de 2011’den bu yana devam eden savaştan dolayı tarihin en büyük göçlerinden birine ev sahipliği yapar hale geldi.

**

Suriye’deki savaş yüzünden, yaklaşık 4 milyona yakın kayıtlı, 1.5 milyona yakın da kayıt dışı sığınmacı olduğu çeşitli kaynaklar tarafından dile getiriliyor.

Son 10 yıl içinde Irak, İran, Afganistan başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinden ülkemize gelen 1.5 milyona civarında sığınmacının geldiği de belirtiliyor.

Yani yaklaşık ülkemizde 7 milyona yakın sığınmacı var demek.

Yani neredeyse nüfusun %10’u anlamına geliyor.

Daha fazla göç gelmemesi için gözlem noktaları kurduğumuz ama her Suriye ordusu operasyonu sonrası sınırda biraz daha insanın biriktiği İdlib başta olmak üzere Suriye’nin muhalif bölgelerinde göç ile karşı karşıya kalan 3 milyona yakın insan olduğu söyleniyor.

Bu güne kadar sayıları şimdiden 7 milyona yaklaşan ve İdlib’den yeni bir göç dalgasıyla 10 milyon olma ihtimali bulunan sığınmacılara dair hesaplamalar, hep 4 milyon üzerinden yapıldı.

Olası bir göç durumunda Türkiye’deki sığınmacı sayısı birden artacak ve sığınmacılara dair istatistikler alt üst olacak.

4 milyon üzerinden yapılan hesaplamalara göre 30 yıl içinde böyle giderse nüfuslarının 10 milyonu geçmesi bekleniyor. 7 milyona yakın sığınmacının bu sayıyı şimdiden yakalamak üzere olduğunu düşünürsek, 2050 yılında ‘’10 milyon sığınmacı nüfusu’’ ön görüsünün aynı yılda misliyle aşılacağını söylemek mümkün. 

Anlayacağınız sayı ne olursa olsun, bu günden sonra bir sığınmacı bile ülkeye gelmese de mevcut sığınmacılar yüzünden 2050 yılında Türkiye’yi ve Türkleri eşi benzeri görülmemiş bir kriz bekliyor.

Suriyeli sığınmacılar konusunda başta bir hata yapıldı. Tıpkı diğer ülkelerden gelen sığınmacılar gibi büyükşehirlere göç ettiği düşünüldü ama zaman içinde yapılan araştırmalar gösterdi ki; Suriye sınırına yakın illere yoğun bir yerleşim gerçekleşmiş ve bu illerdeki mevcut nüfusa olan oranlar hızla artmış. Bu oranlar her geçen gün artmaya devam ediyor.

Bu açıdan bakınca, sığınmacıların Türkiye’nin toplam nüfusa olan oranının artması kadar, sınıra yakın illerde çoğunluk olması da toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin en büyük sorunu olduğunu görebiliriz.

Sığınmacıların Türkiye’ye olan maliyetinin 40 milyar dolar civarında olduğu ülkemizin yöneticileri tarafından söyleniyor.

Bu yitip giden para ile neler yapabileceğimizi kestirmek güç değil. 40 yıldır teröre harcanan para ile beraber 10 yılda sığınmacılara harcanan bu büyük para yüzünden ülkemiz belki de çok büyük bir gelişim fırsatını kaybetti. Özelikle parasal genişleme dönemindeki fırsatları başımızdaki bu sorunlar yüzünden kaçırmış olabiliriz. Bunların acısı da ilerleyen yıllarda ne yazık ki beyin göçü, işsizlik ve fakirlik olarak çıkacak.

Söylemeden de geçmeyeceğim. Bu güne kadar uygulanan başarılı sağlık politikaları sayesinde kaybolmuş kızamık, suçiçeği, çocuk felci gibi pek çok hastalığın göç yüzünden yeniden hortladığı gerçeği, tekrar tekrar gündeme geldi.

**

Son dönemlerde ülkemizin karşı karşıya kaldığı tehlikelerin hepimiz farkındayız ve bu tehlikelere karşı bizlerin her şeyden evvel bilinçli, duyarlı ve bilgili olması gerekir.

Doğru ve Şeffaf parolası olarak yola çıkan Antalya’nın Haberi ailesine başarılar diliyorum ve ben de varım diyorum. Bana ayrılan bu köşede Yakın Coğrafyamızda olan askeri ve politik gelişmeleri yazacağım. Ülkemiz için harekete geçerken, etrafımızda neler oluyor hep beraber takip edeceğiz.

Hoş Buldum.

Visits: 81
Hazır Site by Uzman Tescil